Kira artış oranları, hem kiracılar hem de ev sahipleri açısından en sık uyuşmazlık yaşanan konuların başında gelmektedir. Özellikle enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde kiraya verenler mevcut kira bedelinin piyasa koşullarının gerisinde kaldığını düşünürken kiracılar da yasal sınırın üzerinde kira artışı talepleriyle karşılaşabilmektedir.

Peki, 2026 yılında ev sahibi kiraya en fazla ne kadar zam yapabilir? Kira artışı mutlaka TÜFE oranında mı olmalıdır? Kiracı zam oranını kabul etmezse ev sahibi tahliye davası açabilir mi? Beş yılı dolduran kira sözleşmelerinde kira bedeli nasıl artırılır?

Türk hukukunda kira artışları serbestçe ve sınırsız biçimde belirlenemez. Konut ve çatılı işyeri kiralarında yıllık kira artışlarına ilişkin yasal sınırlar bulunmakta; belirli koşullarda ise mahkeme aracılığıyla kira bedelinin yeniden belirlenmesi mümkün olmaktadır.

Bu yazımızda 2026 yılı kira artış oranlarını, TÜFE hesabını, kiracının ve kiraya verenin haklarını, kira tespit davasının şartlarını ve hukuka aykırı kira artışı taleplerinin sonuçlarını inceliyoruz.

2026 Yılında Ev Sahibi Kiraya En Fazla Ne Kadar Zam Yapabilir?

2026 yılında konut ve çatılı işyeri kiralarında uygulanacak yıllık kira artış oranı, kural olarak Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını aşamaz.

Bu düzenlemenin hukuki dayanağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 344. maddesidir.

Kanuna göre tarafların yenilenen kira döneminde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılının TÜFE on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerlidir.

Dolayısıyla ev sahibi, yalnızca bölgede kiraların yükseldiğini veya mevcut kira bedelinin düşük kaldığını ileri sürerek olağan yıllık artışta kanuni sınırın üzerinde tek taraflı zam uygulayamaz.

Ancak beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde kira bedelinin mahkeme tarafından yeniden belirlenmesine ilişkin özel hükümler bulunmaktadır.

Ekim 2026 Kira Artış Oranı Yüzde Kaç?

TÜİK tarafından açıklanan Eylül 2026 enflasyon verilerine göre TÜFE'nin on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı %31,49 olarak gerçekleşmiştir.

Bu nedenle Ekim 2026 tarihinde yenilenen konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde, olağan yıllık artış bakımından dikkate alınacak genel yasal üst sınır %31,49'dur.

Örneğin aylık 20.000 TL kira ödenen bir taşınmazda %31,49 artış uygulandığında:

  • Mevcut aylık kira bedeli: 20.000 TL
  • Artış oranı: %31,49
  • Artış tutarı: 6.298 TL
  • Yeni aylık kira bedeli: 26.298 TL

Önemli: %31,49 oranı bütün 2026 yılı boyunca geçerli olan sabit bir oran değildir. Her kira yenileme döneminde, ilgili dönemde esas alınması gereken güncel TÜFE verisi dikkate alınır.

Kira Artış Oranı Nasıl Hesaplanır?

Kira artışı hesaplanırken mevcut kira bedeli ile ilgili yenileme döneminde geçerli olan TÜFE on iki aylık ortalama değişim oranı esas alınır.

Hesaplama şu şekilde yapılır:

Kira artış tutarı = Mevcut kira bedeli × Artış oranı / 100

Yeni kira bedeli = Mevcut kira bedeli + Kira artış tutarı

Örneğin mevcut kira bedeli 15.000 TL ve uygulanabilecek artış oranı %31,49 ise yeni aylık kira bedeli 19.723,50 TL olarak hesaplanır.

Ancak sözleşmede daha düşük bir artış oranı kararlaştırılmışsa veya taraflar daha düşük bir bedel üzerinde anlaşmışsa bu durum ayrıca dikkate alınmalıdır.

Kira Artışı Mutlaka TÜFE Oranında mı Yapılmalıdır? Daha Az Zam Yapılabilir mi?

Hayır. TÜFE oranı, kira bedeline mutlaka uygulanması gereken zorunlu bir zam oranı değil, olağan yıllık kira artışında uygulanabilecek üst sınırdır.

Kiraya veren ile kiracı, yasal sınırın altında bir artış oranı üzerinde anlaşabilir.

Örneğin TÜFE üst sınırının %31,49 olduğu bir dönemde taraflar %10, %15 veya %20 oranında artış yapılmasını kararlaştırabilir.

Hatta kiraya veren, kiracıyla anlaşarak ilgili dönem için kira artışı yapmamayı da kabul edebilir.

Bununla birlikte kira sözleşmesinde geçerli bir artış hükmü bulunuyorsa bu hükmün uygulanması ile tarafların daha sonra farklı bir artış oranı üzerinde anlaşması birbirinden ayrılmalıdır.

Örneğin sözleşmede yıllık artışın TÜFE oranında yapılacağı açıkça kararlaştırılmışsa kiracının yalnızca kendi isteğiyle daha düşük artış uygulaması, taraflar arasında uyuşmazlığa neden olabilir.

Kira Sözleşmesinde Yüzde 50 Zam Yazıyorsa Ev Sahibi Bu Oranı Uygulayabilir mi?

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kira sözleşmesine yazılan artış oranı, Türk Borçlar Kanunu'nun 344. maddesindeki emredici sınırları aşamaz.

Örneğin kira sözleşmesinde yıllık %50 artış yapılacağı yazılı olmasına rağmen ilgili dönemde TÜFE on iki aylık ortalama değişim oranı %31,49 ise olağan yıllık artışta sözleşmedeki %50 oranı doğrudan uygulanamaz.

Bu durumda artış hükmü, kanuni üst sınırı aşan kısmı bakımından geçersizdir.

Kiracının sözleşmeyi imzalamış olması, kanunun izin verdiğinden daha yüksek artış oranının her durumda geçerli olacağı anlamına gelmez.

Kira Artışında Yüzde 25 Sınırı Devam Ediyor mu?

Hayır. Konut kiralarında uygulanan geçici %25 kira artış sınırı 1 Temmuz 2024 tarihinde sona ermiştir.

Bu tarihten sonraki yenileme dönemlerinde, özel bir düzenleme bulunmadıkça Türk Borçlar Kanunu'nun 344. maddesindeki TÜFE on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı esas alınmaktadır.

Dolayısıyla 2026 yılında konut kiraları bakımından genel olarak %25 oranında sabit bir kira artış sınırı bulunmamaktadır.

Konut ve İşyeri Kiralarında Zam Oranı Aynı mı?

Türk Borçlar Kanunu'nun 344. maddesi konut ve çatılı işyeri kiralarına uygulanmaktadır.

Bu nedenle konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinin olağan yıllık yenilemelerinde, kural olarak TÜFE on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı üst sınır olarak dikkate alınır.

Ancak açık arsa, tarla veya çatılı işyeri niteliğinde olmayan diğer taşınmaz kiralarında aynı koruyucu hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı, kira ilişkisinin niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Ev Sahibi Yasal Sınırın Üzerinde Kira Zammı İsterse Ne Olur?

Kiraya verenin yasal sınırın üzerinde kira artışı talep etmesi, bu artışın kendiliğinden geçerli olduğu anlamına gelmez.

Kiracı, sözleşmedeki geçerli artış hükmü ve Türk Borçlar Kanunu'nun 344. maddesi kapsamında ödemekle yükümlü olduğu kira bedelini hesaplayarak ödeme yapabilir.

Ancak kiracının kanunen veya sözleşme gereğince ödemesi gereken tutardan daha düşük ödeme yapması durumunda kira borcu ve temerrüt uyuşmazlığı doğabilir.

Bu nedenle kira artışına ilişkin anlaşmazlıklarda sözleşmenin başlangıç tarihi, yenileme dönemi, artış hükmü ve uygulanacak TÜFE oranı birlikte değerlendirilmelidir.

Ev sahibinin yasal sınırın üzerinde zam talep etmesi, kiracıya kira bedelini tamamen ödememe hakkı vermez.

Kiracı Kira Zammını Kabul Etmezse Ev Sahibi Tahliye Edebilir mi?

Kiracının kiraya veren tarafından talep edilen yüksek artış oranını kabul etmemesi, tek başına tahliye sebebi değildir.

Özellikle kiracı, kanunen ödemekle yükümlü olduğu kira bedelini düzenli olarak ödüyorsa sırf daha yüksek bir kira artışını kabul etmediği için tahliye edilemez.

Ancak kiracının sözleşme ve kanun uyarınca ödemesi gereken kira bedelini eksik ödemesi veya hiç ödememesi durumunda Türk Borçlar Kanunu'nun 315 ve 352. maddeleri ile ilgili icra hukuku hükümleri kapsamında farklı hukuki sonuçlar gündeme gelebilir.

Bu nedenle yasal sınırı aşan kira artışını reddetmek ile hukuken ödenmesi gereken kira bedelini ödememek birbirinden farklıdır.

Ev Sahibi TÜFE Oranını Yetersiz Bulursa Ne Yapabilir?

Enflasyon, bölgedeki kira bedellerinin yükselmesi veya taşınmazın bulunduğu çevrenin değer kazanması nedeniyle mevcut kira bedeli piyasa koşullarının oldukça gerisinde kalabilir.

Ancak kira bedelinin emsal taşınmazlara göre düşük olması, kiraya verene her zaman ve tek taraflı olarak istediği oranda zam yapma hakkı tanımaz.

Bu durumda öncelikle kira ilişkisinin kaç yıldır devam ettiği belirlenmelidir.

Beş yıllık sürenin dolduğu veya kanunun aradığı yenileme koşullarının gerçekleştiği kira ilişkilerinde, Türk Borçlar Kanunu'nun 344/3. maddesi kapsamında kira bedelinin mahkeme tarafından yeniden belirlenmesi talep edilebilir.

Bu yol, uygulamada kira tespit davası olarak bilinmektedir.

Beş yıllık özel koşullar henüz oluşmamışsa da kira artışına ilişkin anlaşmanın bulunmadığı hâllerde TBK m. 344/2 kapsamında kira bedelinin belirlenmesi gündeme gelebilir. Ancak bu durumda mahkemenin belirleyeceği bedel de TÜFE üst sınırına tabidir.

Kira Tespit Davası Nedir?

Kira tespit davası, mevcut kira ilişkisinde uygulanacak kira bedelinin mahkeme tarafından belirlenmesini sağlayan davadır.

Bu dava özellikle uzun yıllardır devam eden kira sözleşmelerinde mevcut kira bedelinin emsal taşınmazların kira bedellerinin oldukça altında kalması nedeniyle önem taşımaktadır.

Türk Borçlar Kanunu'nun 344/3. maddesine göre beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli hâkim tarafından belirlenebilir.

Bu belirleme yapılırken yalnızca TÜFE artış oranına bakılmaz.

Mahkeme;

  • TÜFE on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını,
  • Kiralananın fiziksel durumunu ve özelliklerini,
  • Taşınmazın bulunduğu bölgeyi,
  • Emsal taşınmazların kira bedellerini,
  • Hakkaniyet ilkelerini

birlikte değerlendirerek yeni kira bedelini tespit eder.

Bu nedenle kira tespit davasında mahkemece belirlenen kira bedeli, olağan yıllık TÜFE artışına göre hesaplanan bedelden daha yüksek olabilir.

Kira Tespit Davası Açmak İçin Beş Yıl Dolması Şart mı?

Kira tespit davasının mutlaka beş yıl geçtikten sonra açılabileceği yönündeki düşünce tam olarak doğru değildir.

Türk Borçlar Kanunu'nun 344/2. maddesi uyarınca taraflar arasında kira artışına ilişkin anlaşma bulunmaması hâlinde kira bedelinin hâkim tarafından belirlenmesi mümkündür.

Ancak bu durumda hâkim, kira bedelini TÜFE on iki aylık ortalama değişim oranını aşmayacak şekilde, kiralananın durumunu göz önüne alarak hakkaniyete göre belirler.

Buna karşılık emsal kira bedelleri esas alınarak ve olağan TÜFE artış sınırıyla bağlı kalınmaksızın kira bedelinin yeniden belirlenebilmesi için TBK m. 344/3'te öngörülen beş yıllık koşulların gerçekleşmesi gerekir.

Dolayısıyla beş yıldan önce açılabilecek kira bedelinin belirlenmesi davası ile beş yıllık süreye dayalı emsal kira bedeli tespiti birbirinden ayrılmalıdır.

Beş Yılı Dolduran Kiracıya Ev Sahibi İstediği Kadar Zam Yapabilir mi?

Hayır. Kira ilişkisinin beş yılı doldurması, kiraya verenin kira bedelini tek taraflı olarak istediği miktara yükseltebileceği anlamına gelmez.

Beş yıllık koşulların gerçekleşmesi hâlinde kiraya veren, kira bedelinin mahkeme tarafından yeniden belirlenmesini talep edebilir.

Ancak yeni kira bedelinin belirlenmesi mahkemenin değerlendirmesine tabidir.

Örneğin aylık 15.000 TL kira ödenen bir taşınmazın bulunduğu bölgede benzer taşınmazlar 40.000 TL'ye kiralanıyor olabilir.

Bu durumda kiraya verenin 40.000 TL kira talep etmesi mümkündür. Ancak mahkemenin mutlaka bu tutara hükmedeceği söylenemez.

Mahkeme, taşınmazın özelliklerini, gerçek emsal kira bedellerini, kiracının eski kiracı olmasını ve hakkaniyet ilkelerini değerlendirerek uygun kira bedelini belirler.

Kira Tespit Davasında Emsal Kira Bedeli Nasıl Belirlenir?

Kira tespit davalarında emsal kira bedelleri önemli deliller arasında yer almaktadır.

Ancak yalnızca internet ilanlarında yüksek kira bedellerinin bulunması, mahkemenin doğrudan bu tutarları esas alacağı anlamına gelmez.

Mahkeme, gerektiğinde bilirkişi incelemesi ve keşif yaptırarak kiralananın özelliklerini ve emsal taşınmazları değerlendirir.

Bu değerlendirmede taşınmazların konumu, büyüklüğü, yaşı, kullanım durumu, fiziki özellikleri ve kiralama koşulları önem taşır.

Ayrıca gerçek kira sözleşmeleri ile yalnızca ilanlarda talep edilen bedellerin ispat gücü aynı değildir.

Kira tespit davasında amaç, yalnızca bölgedeki en yüksek kira bedelini bulmak değil, dava konusu taşınmaz için hukuken ve hakkaniyete uygun kira bedelini belirlemektir.

Kira Tespit Davasında Eski Kiracı İndirimi Yapılır mı?

Beş yıllık koşullara dayalı kira tespit davalarında, kiracının uzun süredir aynı taşınmazda oturması ve kira ilişkisinin devam etmesi hakkaniyet değerlendirmesinde önem taşımaktadır.

Yargıtay uygulamasında, taşınmazın boş olarak yeniden kiraya verilmesi hâlinde getirebileceği bedel ile mevcut kiracı bakımından hakkaniyete uygun kira bedeli arasında ayrım yapılmaktadır.

Bu nedenle mahkeme, emsal kira bedellerini belirledikten sonra somut olayın koşullarına göre eski kiracılık durumunu gözeterek hakkaniyete uygun bir kira bedeli tespit edebilir.

Ancak eski kiracı indiriminin her dosyada uygulanacak sabit bir yüzdesi bulunmamaktadır.

Kira Tespit Davası Nasıl ve Nerede Açılır?

Kira tespit davası, kira ilişkisinden kaynaklanan bir uyuşmazlık olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinde açılır.

Yetkili mahkeme ise genel olarak davalının yerleşim yeri veya sözleşmenin ifa yeri bakımından ilgili yetki hükümleri çerçevesinde belirlenir.

Uygulamada kiralananın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesi, sözleşmenin ifa yeri nedeniyle yetkili olabilmektedir.

Dava açılmadan önce kira sözleşmesinin başlangıç tarihi, varsa ek protokoller, kira artış hükümleri, ödenen mevcut kira bedeli ve emsal kira bedelleri incelenmelidir.

Davacı, dava dilekçesinde hangi kira döneminden itibaren ve ne miktarda kira bedeli tespiti istediğini açıkça belirtmelidir.

Kira Tespit Davasından Önce Arabuluculuk Zorunlu mu?

Evet. 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların önemli bir bölümünde dava şartı arabuluculuk uygulanmaktadır.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/B maddesi uyarınca kira tespit davası açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur.

Arabuluculuk görüşmelerinde taraflar yeni kira bedeli konusunda anlaşabilir.

Anlaşma sağlanamaması durumunda son tutanak düzenlenerek dava yoluna başvurulabilir.

Dava şartı arabuluculuk süreci tamamlanmadan doğrudan kira tespit davası açılması, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesine neden olabilir.

Kira Tespit Davası Ne Zaman Açılmalıdır?

Türk Borçlar Kanunu'nun 345. maddesine göre kira bedelinin belirlenmesine ilişkin dava her zaman açılabilir.

Ancak mahkeme tarafından belirlenecek yeni kira bedelinin hangi tarihten itibaren uygulanacağı bakımından dava açma tarihi ve kiracıya yapılan bildirim büyük önem taşır.

Kanuna göre kira tespit davasının yeni kira döneminin başlangıcından en geç otuz gün önce açılması veya kiraya verenin bu süre içerisinde kira bedelinin artırılacağına ilişkin yazılı bildirimde bulunması hâlinde, izleyen yeni kira dönemi sonuna kadar açılan davada belirlenen kira bedeli yeni dönemin başlangıcından itibaren kiracıyı bağlayabilir.

Bunun yanında kira sözleşmesinde yeni kira döneminde kira bedelinin artırılacağına ilişkin geçerli bir hüküm bulunuyorsa yeni kira döneminin sonuna kadar açılacak davada belirlenen kira bedeli de bu dönemin başlangıcından itibaren uygulanabilir.

Dolayısıyla kira tespit davasının ne zaman açıldığı kadar, kira sözleşmesinde artış hükmü bulunup bulunmadığı ve kiracıya süresinde yazılı bildirim yapılıp yapılmadığı da önemlidir.

Kira Tespit Davasında İhtarname Göndermek Zorunlu mu?

Kira tespit davası açılmadan önce her durumda noter ihtarnamesi gönderilmesi zorunlu değildir.

Ancak Türk Borçlar Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca mahkeme tarafından belirlenecek kira bedelinin yeni kira döneminin başlangıcından itibaren uygulanabilmesi bakımından yazılı bildirimin önemli sonuçları bulunmaktadır.

Özellikle kira sözleşmesinde artış hükmünün bulunmadığı durumlarda yeni kira döneminden en geç otuz gün önce yapılacak yazılı bildirim, sonradan açılacak davanın etkisi açısından belirleyici olabilir.

Bu nedenle ihtarname gönderilmesi, davanın açılabilmesinden ziyade mahkemece belirlenecek kira bedelinin hangi tarihten itibaren geçerli olacağı yönünden önem taşımaktadır.

Kira Tespit Davası Açılırsa Kiracı Eski Kirayı Ödemeye Devam Edebilir mi?

Kira tespit davasının açılması, kiraya verenin dava dilekçesinde talep ettiği yeni kira bedelinin kendiliğinden yürürlüğe girmesi anlamına gelmez.

Kiracı, dava devam ederken mevcut sözleşme ve kanun uyarınca ödemekle yükümlü olduğu kira bedelini ödemeye devam etmelidir.

Ancak mahkemenin kira bedelini daha yüksek bir tutar olarak belirlemesi ve kararın önceki bir kira döneminin başlangıcından itibaren etkili olması durumunda geçmiş dönemlere ilişkin kira farkı alacağı doğabilir.

Bu nedenle kira tespit davası devam ederken ödenmesi gereken kira bedelinin doğru hesaplanması ve olası kira farklarının dikkate alınması önemlidir.

Kira Tespit Davası Sonucunda Kira Farkı Geriye Dönük İstenebilir mi?

Mahkemece belirlenen yeni kira bedelinin hangi tarihten itibaren uygulanacağı, Türk Borçlar Kanunu'nun 345. maddesindeki koşullara bağlıdır.

Gerekli koşulların gerçekleşmesi hâlinde mahkemece belirlenen kira bedeli, davanın sonuçlandığı tarihten daha önce başlayan bir kira dönemi için geçerli olabilir.

Bu durumda kiracının ilgili dönemde ödediği kira bedelleri ile mahkemece belirlenen kira bedelleri arasında fark oluşabilir.

Ancak kira farkının hangi dönemler için talep edilebileceği ve alacağın ne zaman muaccel olacağı, kararın hukuki niteliği ve kesinleşme koşulları dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.

Kira Tespit Davası Açılması Kiracının Tahliyesini Sağlar mı?

Hayır. Kira tespit davasının amacı kiracının taşınmazdan çıkarılması değil, kira bedelinin mahkeme tarafından belirlenmesidir.

Bu nedenle kiraya verenin kira tespit davası açması, tek başına kiracının tahliye edilmesini sağlamaz.

Kiracının tahliyesi için Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen ihtiyaç nedeniyle tahliye, tahliye taahhütnamesi, kira bedelinin ödenmemesi veya diğer kanuni tahliye sebeplerinden birinin bulunması gerekir.

Kira tespit davası ile tahliye davası farklı hukuki amaçlara ve şartlara sahip davalardır.

Kiracı Mahkemenin Belirlediği Yeni Kira Bedelini Ödemezse Ne Olur?

Kira tespit davası sonucunda belirlenen yeni kira bedelinin uygulanmasıyla birlikte kiracının kira ödeme yükümlülüğü de bu bedel üzerinden değerlendirilir.

Kiracının hukuken muaccel hâle gelen kira borçlarını ödememesi durumunda kiraya veren alacağın tahsili için icra takibine başvurabilir.

Kanuni koşulların gerçekleşmesi hâlinde kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle tahliye yolları da gündeme gelebilir.

Ancak kira tespit kararına dayalı geçmiş dönem kira farklarının muacceliyeti ve tahsil edilebilirliği bakımından kararın kesinleşmesi ile ilgili özel hukuki kurallar ayrıca değerlendirilmelidir.

Ev Sahibi Her Yıl Kira Tespit Davası Açabilir mi?

Kira bedelinin belirlenmesine ilişkin davanın açılabilmesi ile emsal kira bedelleri esas alınarak beş yıllık dönemler kapsamında yeniden tespit yapılması birbirinden farklıdır.

Türk Borçlar Kanunu'nun 344/3. maddesi, beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmeleri ve bundan sonraki her beş yıllık dönem bakımından özel bir belirleme sistemi öngörmektedir.

Bu nedenle kiraya verenin her yıl emsal kira bedellerini ileri sürerek aynı yöntemle kira bedelini yeniden belirletmesi mümkün değildir.

Bununla birlikte kira sözleşmesindeki artış hükümleri, TBK m. 344'ün diğer fıkraları ve somut uyuşmazlığın niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Sonuç: 2026 Kira Artışında Yasal Sınırlar ve Kira Tespit Davasının Önemi

2026 yılında konut ve çatılı işyeri kiralarında olağan yıllık kira artışları, kural olarak TÜFE'nin on iki aylık ortalamalara göre değişim oranıyla sınırlandırılmıştır.

Bu oran üst sınır niteliğinde olduğundan tarafların daha düşük kira artışı üzerinde anlaşmaları mümkündür.

Ancak kira bedelinin uzun yıllar boyunca piyasa koşullarının gerisinde kalması durumunda, Türk Borçlar Kanunu'nun 344 ve 345. maddelerinde öngörülen koşullar çerçevesinde kira tespit davası açılarak yeni kira bedelinin mahkeme tarafından belirlenmesi talep edilebilir.

Kira artışının hukuka uygun olup olmadığı değerlendirilirken kira sözleşmesinin başlangıç tarihi, artış hükmü, kira ilişkisinin süresi, güncel TÜFE oranı, emsal kira bedelleri ve kanuni başvuru şartları birlikte incelenmelidir.

Kiraya verenin yasal sınırın üzerinde tek taraflı kira artışı uygulaması mümkün olmadığı gibi, kiracının da hukuken ödemesi gereken kira bedelini eksik ödemesi önemli sonuçlar doğurabilir.

Merve Katırcı Hukuk ve Danışmanlık olarak İzmir'de kira hukuku kapsamında kira artış uyuşmazlıkları, kira tespit davaları, kira uyarlama davaları, arabuluculuk süreçleri, kira alacaklarının tahsili ve kiracı-kiraya veren uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktayız.

Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup her uyuşmazlığın kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.